Ana Sayfa Doğa Amerika’dan daha değerli, her şeyden daha kıymetli, ama gitgide daha ıssız …...

Amerika’dan daha değerli, her şeyden daha kıymetli, ama gitgide daha ıssız … doğduğumuz dağ

107
Paylaş

Sürgün edildiğimiz telaşlı günlük yaşamın içinde hayatımızı sürdürdüğümüz bu günlerde, dağlarda bir yerlerde hala farklı insanlar, şehrin karmaşasına, koşuşmasına yabancı insanlar var. Temiz, yılmayan, çalışkan, doğal olarak gülümseyen insanlar, her biri kendi yolunda toprağa aidiyetini bilen ve korumaya devam eden insanlar. Derin köklerle, tepelere sıkıca tutunmuş insanlar. Basitçe yaşayan, zorluklarla göğüs geren ve onlara rağmen var olduğu sessiz yaşamını sürdüren insanlarımız. Rodopların son „Mohikanları“.

Amerika’dan daha değerli

Bahriye ve kocası Halibryam’ın Amerika ile takas bile etmedikleri terk edilmiş Yarebitsa köyü. Bahriye, „Temiz hava var, güzel, hoş ama insan yok. Oğlum Amerika’da, biz burada kaldık. Orada yaşayamam“ diyor. Elleri çatlamış, küçük bahçesinde sürekli çalıştığı toprağın rengi var ellerinde.

Biri Spoluka’da (Başarı’da) başarılı oldu

Dolna Spoluka köyü ve burada hayatta kalmayı başaran tek kişi olan Yılmaz…
Yılmaz, “Kimse kalmadı, kaçmaya, kaçmaya devam ediyorlar. Yalnız kaldım, köpeğimle, koyunlarımla, ineklerimle. Mutluyum, burada temiz hava var, şehirde hastalık var, maskeler takıyorlar. Burada yok, sadece temiz hava” diye belirtiyor.

Yol yok, fakat İtalyanca konuşuluyor

Ve yine dağların zirvesinde, Strajevtsi köyünün Borovçani mahallesinde. Orada asfalt yol yok, sadece eski bir patika var, fakat bu 60 yaşındaki Sabri için en değerlisi.
Sabri, “Burada doğduk, büyüdük, hayatımız burada. Burada yol yok, oldukça uzakta, ama nereye gideceğim, burası doğduğum topraklar?” diye paylaşıyor.
Bazıları ise İtalyanca konuşuyor. Bizi Leonardo da Vinci’nin dilinde karşılayan ve gönderen Kremenets’ten Rodoplu „signora“ gibi. Yıllar önce bir şirkette yaptığı işin hatıraları. Köyde hayatı devam ediyor …

„Büyük, güzel, ama boş …“

Bu Rodoplular arasında kendini yetiştirmiş ve kabagaida çalan Valeri Kalekanov da var. Genç çifçi, 70 yaşındaki babasıyla birlikte 500’den fazla koyuna bakıyor. Göçe sırtını dönmüş, kendini hayvanlara adamış …
Valeri, “Noel için eve geldim ve kaldım. Koyun yetiştiriciliği bulaşıcı bir hastalık gibi. Babam 60 yıldır onlarla birlikte çayırlarda ve onlarla birlikte yaşamını yitirecek” diyor.
Toprağın sütunları, fakat üzücü bir gerçekliğin birer yansıması da – nüfus azalıyor.
Çernooçeneli Beytullah’ın kehanet vari sözlerini söylediği bir süreç: “İnşa ediyorlar, inşa ediyorlar, ne yazık ki boş kalacak. Köylerde her yerde durum böyle. Büyük, güzel evler ama boş … “
Geçmişi ve bugünü bağlayan hüzünlü, acı ve korkutucu bir tablo …

Olaybg.com