Ana Sayfa Gündem Olası bir kuraklılıkta Kırcali “su iflası” tehdidi ile karşı karşıya kalacak

Olası bir kuraklılıkta Kırcali “su iflası” tehdidi ile karşı karşıya kalacak

212
Paylaş

ABD Dünya Kaynakları Enstitüsünün (World Resources Institute veya WRI) sunduğu Dünya’nın Su Riski Atlasına göre, hanelerde, işletmelerde, tarım ve hayvancılıkta su tüketimi oranı, yüzey ve yeraltı su kaynakları oranına kıyasla o kadar yüksek ki, halk ve işletmeler tehdit altındadır.
Kırcali bölgesini „su stresi“ durumuna sokmak için ise biraz daha uzun bir kuraklık yeterlidir. Kırcali, kullanılan su oranı ile mevcut yenilenebilir su kaynakları oranı arasında en büyük farkın olduğu bölgedir. Kırcali’deki hanelerde, işletmelerde, tarım ve hayvancılıkta su tüketimi oranına göre, yüzey ve yeraltı su kaynakları oranı o kadar düşüktür ki, Bulgaristan’daki dölgelerden halkı ve işletmeleri en büyük tehdit altında olan bölgedir. Bu veriler ise ABD Dünya Kaynakları Enstitüsünün (World Resources Institute veya WRI) sunduğu Dünya’nın Su Riski Atlasında yer almaktadır.
En düşükten en yükseğe doğru olan 0 ile 5 arası ölçekli endekste Kırcali’nin göstergeleri ortalama 4.78’dir. Bu gösterge tarım sektöründe 4.74, sanayide 4.78, hanelerde su tüketiminde 4.94’tür. Atlası hazırlayan uzmanlara göre bu oranlar ise, Kırcali su kaynaklarını, şehri „su iflası“ ile tehdit edecek şekilde kullandığı anlamına geliyor.Yani olası bir kuraklılıkta Kırcali su kaynakları bakımından „son derece yüksek riskli“ kategorisinin üst sınırında.
Su Riski listesinde 2.53 puanla Bulgaristan 60. sırada yer alıyor ve genel olarak ölçeğin tam ortasında görünüyor. Risk seviyesi ise tarımda 2.49, hanelerin su tüketiminde 2.56 ve sanayide 2.54’tür.
Ancak yaklaşık 150.000 nüfusulu Kırcali bölgesinin yanı sıra, Sofya şehri, Sofya bölgesi, Stara Zagora ve Plovdiv de dahil olmak üzere en yüksek „su riski“ kategorisinde 10 bölge daha bulunuyor.
Dünya çapındaki veriler 189 ülkeyi kapsıyor ve nehir kıyısındaki bölgelerde kuraklık ve sel riski gibi iki kategoriyi daha içeriyor. Atlas, Hollanda ve İsviçre’deki üniversiteler ve araştırma enstitüleri işbirliği ile hazırlanmıştır. Atlası hazırlamak için ise 1960 yılından 2014’e kadar veriler kullanılmıştır. İnsanlığın dörtte birinin tehlikeli boyutta su sıkıntısına maruz kalması için birkaç kuraklığın yeterli olması sonucu ise endişe uyandırıyor.
Dünya Kaynakları Enstitüsüne göre, „Aşırı şiddetli su stresi“, her yıl su kaynaklarının yaklaşık % 80’ini tüketmekte oldukları için ve iklim değişikliğine bağlı kuraklıkların daha da arttığı bir ortamda 17 ülkeyi “son derece yüksek su stresi“ tehdit ediyor.
Su Riski Atlasından elde edilen veriler, yetersiz su kaynakları olan ülkelerin çoğunun Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da olduğunu gösteriyor. En yüksek su stresi verileri bulunan ülke Katar’dır, ardından İsrail ve Lübnan geliyor.

Su riskini azltmak için Dünya Kaynakları Enstitüsü şu 3 ana talimatı veriyor:
1. Tarım ve hayvancılıkta sulama ve su sağlama etkililiğini artırmak. Tarım, her damla suya ihtiyaç duyan bir sektördür ve çiftçiler şimdiden daha az su gerektiren tohumlara yönelmelidir.
2. Yeşil altyapıya yatırım yapmak.
3. talimatları ise suları arıtmak, yeniden kullanmak, geri dönüştürmektir. Enstitü, atık sularını kullanılamaz olarak algılamamamız gerektiğini söylüyor. Çünkü atık suların arıtılması ile yeni bir su kaynağı elde edilmiş oluyor.
Olaybg.com