Ana Sayfa TOP Sözde “Soya Dönüş” sürecinde şiddete maruz kalan 35 kişi Türkiye’de “bulunamıyor”, asimilasyon...

Sözde “Soya Dönüş” sürecinde şiddete maruz kalan 35 kişi Türkiye’de “bulunamıyor”, asimilasyon davasına son!?

883
Paylaş

News.lex.bg’nin verdiği habere göre, sorumlularına hukuki ceza süresinin bir yıl önce tamamlanmış olmasına rağmen, Savcılık sözde Soya Dönüş süreci soruşturmasına son vermemiş, sadece durdurmuştur.
Onlarca asimilasyon kurbanı, 1991’de başlatılan yargılama sürecinin hızlandırılmasını talep etti ve Sofya Şehir Mahkemesi, Sofya Askeri Bölge Savcılığı’nın soruşturma sonuçlarını hazırlaması için son tarih olarak 4 Ekim’i belirledi. Kurbanların çoğu için gereksiz devamsızlıktan daha iyi bir seçenek olduğu ve bu yüzden tazminat talep etmenin daha kolay olacağı, süresi dolması nedeniyle soruşturmanın sonlandırılması bekleniyordu. Birkaç gün önce Savcılık, davanın gizli olduğu gerekçesiyle Dnevnik gazetesinin sorularını yanıtlamayı reddetti.
Sözde Soya Dönüş süreci kurbanlarının bir kısmının temsilcisi olan Avukat Esen Fikri, Savcı Eduard Vladimirov’un, Türkiye’de bulunana 35 tanığın bulunup tanıklık etmelerini sağlanana kadar davayı durdurduğunu bildirdi. Bunun ise gerçekleşmesi muhtemel değildir, çünkü Bulgaristan bugüne kadar 4 adli yardım başvurusu göndermiş, bunlara ise yanıtsız kalmıştır. Sonuncu adli yardım başvurusunun ne zaman yapıldığı belli değil, fakat cevap verilmemiştir, bu nedenle dava ayın başında askıya alındı. Dolayısıyla, davanın sonuçlanması sadece Türk makamlarına ve işbirliği yapma isteklerine bağlı olduğu ortaya çıkmış bulunuyor. Davanın askıya alınma Kararnamesi ise, kurbanlara son 25 yılda gönderilen ilk karardır.
2007 yılında, Başsavcı Yardımcısı Valeri Pırvanov, davadaki mutlak sürenin Aralık 2003’te sona erdiğini açıkladı. Ona göre, tüm kurbanlar sorgulanmadan dava kapatılamaz. Sorgulamalardan yeni suçlar ortaya çıkarılırsa ve daha ağır cezalar sağlayan yeni suçlamalar gündeme getirilirse, sonlandırma süresi uzatılabilir.
1994 ve 1998’de mahkemeye iki kez iddianame sunuldu, ancak her iki dava da daha fazla soruşturma için mahkeme tarafından iade edildi. İlk başta, ayrımcılığın ve nefretin kışkırtılması suçundan Todor Jivkov, Dimitır Stoyanov, Penço Kubadinski ve Georgi Atanasov dava edilmişti. Ardından iddianame değiştirildi – askeri makam suçlaması getirildi, Jivkov, Stoyanov ve Atanassov sanık olarak kaldı. Jivkov ve Stoyanov’un ölümünden sonra, yalnızca eski Başbakan Georgi Atanasov sanık olarak kaldı.
Dava, Yüksek Mahkemenin devlet savunmasına ilişkin talimatlarından dolayı ertelendi. Soruşturmaya, özel ve sivil davacıların belirlenmesi için sözde Soya Dönüş sürecinde Belene kampında ve diğer hapishanelerde yatan madurları tespit emek ve ifadelerini almak talimatı verildi – Savcılık mahkemenin talimatlarını böyle yorumlamıştır. Davanın mahkemeye ikinci kez sunulduğunda, yerine getirilmeyen önceki talimatlardan dolayı tekrar iade edildi.
Mayıs 1998’den bu yana dava, Sofya’daki Askeri Bölge Savcılığı’na gönderildi. Savcılık 2003 yılına kadar 446 Bulgaristan Türkünün ya da mirasçılarının isimlerini ve adreslerini araştırmayı ve bunların 312’ini sorgulamayı başardı. Kalan 134 mağdur, çoğu Türkiye’de olduğu için mahkeme emirlerine rağmen bulunamadı. 2003 yılında mahkemeye bir mektupta, Başsavcı Hristo Mançev, soruşturmanın tamamlandığını, ancak tüm mağdurların sorgulanması gibi gerçekleştirilemez olan talimatların iddianameyi sunmakta bir engel teşkil ettiğini belirtti.
Ancak Sofya Şehir Mahkemesi’nin 5 Eylül tarihli kararında, yüksek mahkemenin talimatları farklı şekilde yorumlanmaktadır. Şehir yargıçlarına göre, Yüksek Mahkeme meslektaşlarının talimatları, kovuşturmanın tüm kurbanları aramak zorunda kalması, ancak herkesi sorgulamak zorunda olmaması nedeniyle uygulanamazdı. Bu arada, ikinci derece mahkemesi, sözde Soya Dönüş mağdurlarından Şükri Mehmed’in savcılık hizmetine karşı davasını onayladı. Sofya Şehir Mahkemesi, 30.000 BGN’lik Devlet Sorumluluğu Yasası kapsamında tazminat ödenmesi gerektiğini kabul etti. Davada 100 000 BGN talep edilmişti. Karar nihai değildir ve Yüksek Mahkeme önünde temyiz edilebilir, ancak Yüksek Mahkeme hukuk davaları ile istisnai olarak ilgilenmiştir ve davayı kabul etmeyebilir. Şukri Mehmed’in davasında, ilk derece mahkemesi 2017 sonunda, davayı makul bir süre içinde dinleme ve çözme hakkının ihlal edildiğini kabul etmiştir.
Olaybg.com